Kuru Üzüm Suyu İle 2 Günde Karaciğerinizi Temizleyin


ZAMAZİNGO

5440-pasas[1]

Karaciğer hiç şüphesiz en önemli organlardan biridir. Kandaki toksinleri temizler ve proteinleri sentezler, aynı zamanda da önemli enzimleri ve hormonları üretir. Karaciğer hasar gördükten sonra kendini yenileyebilen tek organdır.
Bu kadar önemli bir organ olması nedeniyle her zaman temiz ve sağlıklı tutulmalıdır. Hepatit A, B, C ve siroz gibi bir çok ciddi rahatsızlıktan dolayı hasar görebilir. Bazı ilaçlar da karaciğere zarar verebilir. İyileşme süreci zor olsa da, biz size karaciğeri temizlemeye yarayan ve fonksiyonlarını yeniden kazandıran doğal bir reçete sunmak istiyoruz.

Kuru üzüm suyu nasıl hazırlanır ve 2 günde nasıl karaciğeri temizler?
Eğer bulabilirseniz kurutulmuş organik siyah üzüm alın suda yıkayın. Sonra bir tencereye koyun, üzerine 3 bardak su ekleyin ve karışımı 2-3 dakika kaynatın. Tencereyi ocaktan alın, kapağını kapatıp bir kenara koyun ve 24 saat bekletin.
Ertesi gün, sabah kahvaltıdan önce bu karışımı için – eğer isterseniz ısıtıp da içebilirsiniz. 2 gün boyunca bu yöntemi uygulayın ve pozitif etkilerini…

View original post 33 more words

EN BABA DEVLET NE YAPAR?..


EN BABA DEVLET NE YAPAR?..
 

“Seferihisar eski Belediye Başkanı Hamit Nişancı’nın babası Tugay Nişancı ,evlilik dışı çocuğuna 44 yıllık babalık yapmadığı gerekçesi ile 100 bin lira tazminat ödeyecek.”

En Baba Devlet ne yapar?

Hiçbir vatandaşı dava açmaz tazminat ödemez,

Nikahında değildir vatandaş çocukları öyle düşünür ayrıldığı,boşandığı evlatlarını TC’den siliverir veya nikahsız genlerini inkar edercesine bana ne der!

Bu bir ders midir derstir,kimlere…

Babalara,analara,hukukçulara adalete derstir…

Boşanmış kadınlara,erkeklere dersttir…

İkinci veya üçüncü vs..evliliklere dersttir..

Geride bıraktıkları çocukları için ister nikahlı ister nikahsız meydana getirdikleri ,

dokundukları için dersttir..

En Baba Devlet nedir,

Dokunduklarına da dokunmadıklarına da sahiptir..

Ama En Baba Devletim ben,

Bana ne senden,ondan,bundan

İster batıda ister doğuda ister kuzeyde ister güneyde yaşa,

bu toprakların evlatları olarak

Devlet devletliğini anaya babaya dayıya amcaya halaya teyzeye bırakmıştır,

dokunma bana der..

En Baba Devlet işte budur..

Haydi Gençler!

En Baba Devlet Tazminatına koşun,

dokunun dokunsun devlet sana..

Somaliye,Suriye’ye,Gazzeye yardıma değil önce kendi öz vatandaşına dokunsun,

İthal ettiği insanlara değil önce sizlere yerli insanlarına hizmet etsin dokunsun,

yoksa siz onları ihraç etmelisiniz…

Bakalım kaç devlet sahip çıkıp bakıyor…

En Baba Devlet seni ihraç ediyorum…Zaten….

yola çıkmışsın bile her şeyin özelleştirilmiş ithal olmuşsun bile..

Kendi Vatanında ithalsin bile çeşitli adların var,

ama sana şu anda en yakışan isim En Baba Devletsin artık…

Refhan İrtem

VEKİLLERİ AZLETMEK HAKKIMI DA İSTİYORUM!..


VEKİLLERİ AZLETMEK HAKKIMI DA İSTİYORUM!..
Devlet millet için vardır o millet ki devlet yükümlülüğünde halk topluluğudur.
Milletini temsil eden devlet, milletini temsilen milletin çıkarları ve milletini oluşturan halkın bireylerini yaşadığı toplumda müreffeh bir hayat için kanunlar çıkartır çıkarttığı kanunları halkı için uygulamaya sokar.
Aileler bağlı bulunduğu devletin topluluğunu meydana getirdiği için,ebeveynler ve çocuklar her biri devletin ortak paydalarındandır.
Nasıl ki ebeveynler çocukları 18 yaşına kadar reşit oluncaya kadar bakmak zorunda ise “bu kanunla belirlenmiştir”reşit olan “çocuk” gençler artık otomatikman devletin yükümlülüğüne girer.
Çalışmayan, çalışamayan gençlere devlet sosyal maaş vermek zorundadır..
Çalışmayan, çalışamayan gençlere devlet sosyal haklar olan” hastahane dr, avukat, okul masraflarını vermek,emeklilik primlerine saydırmak zorundadır.Ta ki o şahıs bir iş bulup çalışmaya başlayıncaya kadar.İşi yok oldu ,kaybetti işten çıkartıldı ,otomatikman sosyal maaşı yine devreye girer.
Tüm Medeni ülkelerde sistem böyle çalışır çünki devlet olmanın gereği budur.
Devlet senden vergi vermeni istiyorsa
Devlet senden okula gitmeni istiyorsa
Devlet senden seçimlerde oy kullanmanı istiyorsa
Devlet senden devletine,milletine,bayrağına sahip çıkmanı istiyorsa
Devlet senden askerlik yapmanı istiyorsa
Devlet senden neslini devam ettirmek için çocuk yapmanı istiyorsa
Devlet senden toplumsal katkılar için bağış istiyorsa
Devlet senden hak,hukuk,nizam,terbiye istiyorsa
Devlet senden vatandaşlık istiyorsa…
Vatandaş senden devlet olmanın gereği vatandaşının yükümlülüğüne sahip olmanı,belirtilen sosyal haklarını istemek hakkına sahiptir.
Hakları ve halkları mağdur eden hiçbir kurum devlet adını taşıyamaz..
Devlet meclisin yönetildiği bir anonim şirket değildir..
550 vekilin ortaklaştığı ortak paydalar değildir tüm milleti tüm halkı temsil eder.
Devlet vatandaşlarını sınıflandıramaz devlet karşısında tüm vatandaşlar eşittir..
Tüm vatandaşlar aynı sosyal haklara sahipse…
Kimi amir,kimi vekil diye sosyal hakların getirdiği,kiminin maaşı yüksek kiminin maaşı az diye en küçük örnek;
Ne gözlük çerçevesi ne gözlük camı daha yüksek fiat ödeyemez?
Verilen vergiler,kesintiler aynı ise herkes eşit hakka sahiptir.
Su,elektrik,telefon faturamın kesintisi aynı değil mi?
Maaşımdan kesilen vergiler aynı değil mi..O halde gereği yapılmalıdır.
Mahkemeye bir dava açılıyor ve dava kazanılıyor kredi kartları aidatları geri ödenmesi hukuka bağlanıyor ve emsal teşkil ettiği halde otomatik herkese kesilen tüm kart paraları geri ödenmesi gerekirken…
Vatandaş yokuşa sürülüyor sen de dava aç geri al hakkını deniyor…Devlet olmanın gereği bu değildir…
Devlet bu gibi durumlarda otomatik kendini yapılandırma sistemine dahil olmak zorundadır.
Bunlar küçük örnekler ama devlet büyüktür…
Devlet tarafından yeşil kartı iptal edilen bir vatandaş sağlık hizmetlerinden yararlanamadığı için ölüme terkedildi.
Devlete sığınan değil,dışarıdan gelmiyor sığınmacı değil öz vatandaşın,seni meclise göndermiş vekilin olmuş asli vatandaşın…
Devlet olma gereği…
Tüm vatandaşlık haklarımı istiyorum, vekillerimi azletme hakkımı da istiyorum..
Seçme ve seçilme hakkı verildiği gibi…
Saygılarımı arz ederim…
refhan İrtem
 

MOSTRALIK!..


MOSTRALIK!..

Mostralık nedir önce onu bir açıklayalım:

Numune,kötü ya da yersiz davranışları ile yer işgal eden,göze batan işe yaramayan.

  Ülkemizde öyle mostralıklar var ki say say bitmez,

Kimisi bir gazete sayfasının köşesinde göze batar,

Kimisi bir partinin genel başkanıdır,

Devletin tüm kurumlarında bakanlıklara kadar uzanır.

  Devlet ciddi bir kurumdur neden ciddi kurumdur,

Milleti,halkı,tüm kurumları ile topluca içine alan,her şeyden sorumlu baştır.

  Şimdi bir Uludere meselesi çıktı ortaya..

Yanlış istihbarat gereği birçok köylü vatandaş terörist diye bombalandı.

İstihbaratı veren kim Yeni Dünya ABD…

Ama o ne,bir yetkili çıkıyor ortaya istihbaratı biz yaptık diyor,

Diğer yetkili çıkıyor vur emri veriyor..

Sonra gerçekler ortaya çıkıyor, meğer istihbaratı ABD vermiş..

 Devletin istihbaratı olmaz mı,olur,

Ordu teşkilatının içinde bir istihbarat şart,

Milli İstihbarat Teşkilatı MİT var..

Tüm teşkilat o kadar yetersiz kalıyor ki,

Okyanus ötesindeki istihbarat esas alınıyor..

Ne için teröristlerin hareketlerini gözetleyen uydusu kuvvetli ABD..

 Kerdeşim siz ABD Uçaklarını, Kandile teröristlere silah dağıtırken görmediniz mi?

Açıkca bir komutanımız itiraf edip tespit etmedi mi?

  Tüm gerçekleri bile bile ellerden gelen istihbarata nasıl güvenirsiniz?

  Güvenilir güvenilir başı dışarda ayakları içerde, vatanımıza çöreklenmiş kişiler..

  Şimdi bir bakıyorsunuz, kurumlarımızın içine de çöreklenmiş mostralıklar çıkıyor karşımıza..

  Ne demiştik mostralık karşılığı olarak;

Kötü ya da yersiz davranışları ile yer işgal eden, göze batan, işe yaramayan..

  Mostralık!

Güzel lakap ; üstüne alınana da yakışır hani!..

  Hey! Garson çek oğlum bir

Yandan çarklı..

Cigaramı tüttüresim geldi,

Güzel lakap kahveye yakıştı..

  

Refhan İrtem

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!..


Türkiye’nin saat ayarlarını bile Suudi Arabistanla bir yapıp Mekkeye ayarlanması düşünülürken,Sen Ey..! Halkım hala niye susar niye hiçbir şey yapmazsın? Laik Cumhuriyeti yıkmak için geldikleri,karşı gerici devrimi getirdikleri,gözlerinizin içine baka baka demokrasi getiriyorum diyerek yalanlarını din kılıfıyla örterken;nasıl İran gibi olmayacağını başımızdakinin Humeyni olduğunu düşünmezsin?

Sen Ey..! Muhalefet ne zaman laik cumhuriyetten vazgeçtin de,hala mecliste oturarak,iktidara el çektirmezsin?

Sen Ey..! Paşazade ne zaman siyasetin yaveri oldun da,Mustafa Kemal Atatürk’ten ne zaman koptun da onun silahını kullanıp,onun ekmeğini yerken milli bayramlarını bile kutlayamaz oldun?

Türkiye,Türkiye olmaktan çıkıyor bölünüyor parçalanmaya doğru giderken rejimi değiştiriliyor,eğitim ve yargı kadılaşırken ve hala bastığın topraklarda şehit kanları durup gün be gün PKK ya şehit verirken nasıl özgürüm bağımsızım diyebilirsin?

Siz Ey..! Tüsiad hiç mi olanlardan habersizmiş gibi durup,geleceğin şeriat devletine şimdiden boyun eğersiniz.Suudi Arabistan’a veya İran’a bir bayan Koç ya da bir bayan Sabancı olarak başı açık gidip,şeriat din devletlerinin nasıl bir yer olduğunu araştırmaz görmezsiniz?

Hiç mi Cumhuriyet Kadınlığınız kabarmıyor,her şeyi kapitalle parayla eş değer tutarsınız.Ülkenizi mi terkedeceksiniz göçmen mi yaşayacaksınız Avrupada ya da Amerikada;ülkenizde türbana girmemek ,içkili bir lokantada yemek yiyemiyeceğiniz için.Bunları hiç mi düşünmezsiniz?

 

Nasıl bakacaksınız halkınızın yüzüne,nasıl çıkacaksınız karşılarına!

 

Dün bugündür ikinci kurtuluş savaşımız 19 Mayısta yeniden başlamıştır.

Teslim olmayacağız,vuruşacağız gerektiğinde, işte o zaman  bu savaşın gerisinde kalanlar “Ya İstiklal,Ya Ölüm” ün altında kalacaklar.

 

Refhan İrtem

 Görsel

BİR SORU?


Bir soru:
Obama ve Tayyip dudakduğa uzun uzun öpüşürse;
a)Eşcinseller
b)Teröristler
c)Biri ibne biri puşt
d)Spor yapıyorlar
e)Zevklere ve renklere karışılmaz
f)Karılarına ihanet ediyor
g)Birleşmiş milletler
Hodri Meydan okuyan herkes fikrini söylemeli demokrasi gereği!Görsel

Duyarlı Yurtseverlere *** Bir zamanlar her evin gazetesi olan Hürriyet vardı ..**


Date: 20.05.2012 22:16:42
Subject: Re: Duyarlı Yurtseverlere *** Bir zamanlar her evin gazetesi olan Hürriyet vardı ..**
Hürriyet Gazetesi Yönetimine,
Hürriyet,hürriyetini mi kaybetti olayları çarpıtıyor?
Milli Bayramlar,millet olmanın gereği değil mi?
Evet,bir zamanlar herkesin gazetesi
Hürriyet vardı.
Daha ilk okuma yazmayı öğrendiğimde aldığım
Hürriyet’te püf noktası köşesine bakar,
Tontonları Şabana bakar,Fatoş’un Basrisine gülerdim.
İlk sayfada Türkiye Türklerindir sözü içimi ısıtırdı..
Suzan Sözen’in hatıralarını küçücükken okumuştum,
Hürriyet sayfalarında…
Millet kokuyordu Hürriyet,
Oktay Ekşi’yi görmeye alışmıştım
Sayfaların içinde..
Emin Çölaşan vardı yine,
Daha daha niceleri..
Hürriyet,hürriyetini mi kaybetti,
Buram buram halk kokmuyor artık.
refhan İrtem
20 Mayıs 2012 21:47 tarihinde naci kaptan <cumhuriyetdede@gmail.com> yazdı:

 Duyarlı Yurtseverlere ,
Aşağıdaki mektup Hürriyet gazetesine gönderilmiştir.
destek vermek isteyenler de aşağıdaki mektubu ,
veya kendi yazacağınız mektubu gönderir misiniz ?
adresler ;
N.Kaptan

***

 

Hürriyet Gazetesi Yönetimine ,
Vakti zamanında her evin bakkalı,fırıncısI,manavı ve de
GAZETESİ vardı …
Hürriyet Gazetesi evin bir parçası idi.
Ve son 10 senedir dönüştürülen Türkiye ile birlikte
HÜRRİYET Gazetesi de DÖNÜŞTÜRÜLDÜ ..
Biat !!!
Yurtsever, saygın,
Atatürk’ün aydınlığını rehber alan ,
Yüzü çağdaşlığa dönük,
Laik Cumhuriyet’e toz kondurmayan,
Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkan,
Köşe yazarlarınız vardı !!!
Onları,
İlkeli Yurtsever yazarları,
Tek,tek uzaklaştırdınız …
Yerlerine,
Küresel liberaller,
Soros severler,
ABD ve AB’ciler,
Mandacılar,
Tarikat ve cemaatçılar geldi …
Gazetenizin ağır topları,
Ülkemizde herşey Güllük – Gülüstanlık gibi ;
Şaraplardan dem vuran yazılarla aristokrasi oynarken,
İskoç etekleri giyerek,
Hep birlikte magazine soyundunuz.
İktidarı kızdıracak önemli haberleri saklıyorsunuz.
Saklayamadıklarınızı ise,
ÇARPITIYORSUNUZ !!!
İstanbul’da 19 Mayıs kutlama törenleri için
TGB tarafından organize edilmiş olan ,
Tünel – Dolmabahçe yürüyüşünü de,
Çarpıttınız ve gerçekleri sakladınız.
Bir ucu Taksim’de,
Diğer ucu Tünel’de olan,
Ara yollardan da gelen,
sayısı 200 Bini aşan kalabalığı,
Neden azaltarak veriyorsunuz ?
Bir zamanlar,
Her evin gazetesi olan Hürriyet vardı.
ve O zamanlarda,
Gerçek gazeteciler vardı …
Kaygılarımla
Naci KAPTAN
20 Mayıs 2012